GENEL SPONSOR

 

Müzakerelere açılış kriteri getirilen fasıllardan biri "Kamu Alımları". Türkiye'nin yeni kamu ihale yasası taslağı için hazırlıklar sürerken, Türk şirketler yabancıların ihalelere girecek olması sebebiyle endişeli. Peki nedir bu işin aslı?

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) uyumunda özel sektörü endişelendiren konuların başında kamu ihaleleri geliyor.

Kasım ayında Marmara Belediyeler Birliği'nin düzenlediği bir toplantıda ABGS uzmanlarından Sinan Ayhan, Avrupa Birliği  kamu alımları mevzuatına ve Türkiye'nin bu alandaki uyumuna ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Kamu idarelerinin ihtiyaç duyduğu her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine yönelik alım ya da tedarik sürecini ifade eden kamu alımlarında Türkiye'nin AB'ye uyumunu sağlayan kilit belgeler 1/1/2003 yılında yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile bu kanuna değişiklikler getiren 5812 Sayılı Kanun.

Türk ihale sistemini merkezileştiren bir yapı oluşturmayı hedefleyen 4734 sayılı kanun ülkemizde kamu ihale prosedürlerinin uygulanmasında etkinlik ve şeffaflığın sağlanması amacını taşıyordu.

Ancak AB müktesebatında görülen değişiikler Türkiye'nin bu alanda yeni bir mevzuat benimsemesini gerekli kıldı. Zira 2005 ve 2009 ilerleme raporlarında bu alandaki eleştiriler tek tek sıralandı.

Peki AB tam olarak ne istiyor?

-Türkiye ve AB'nin anlaşamadığı konuların başında kamu ihalelerine girişte uygulanan istisnalar geliyor. AB'de kamu ihalelerinin temel kanunu niteliğindeki 2004/18 sayılı çerçeve kanun, ihalelerin yalnızca kapsamını değil istisnalarını da tanımlıyor. Buna göre gizlilik gerektiren, uluslararası finansman ile yapılan, gayrimenkul, istihdam sözleşmeleri ve AR-GE alımları istisnalar arasında sayılıyor. 

İlerleme raporlarında da belirtildiği gibi Türkiye'de çıkarılan sektörel kanunlar ve istisnalar bir hayli geniş. Bununla birlikte yerli istekliler lehine de bir dizi hüküm bulunuyor. 2009 İlerleme Raporunda İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın kurulması da bu istisnalar arasında örnek olarak gösteriliyor.

-Değerlendirme kriteri: AB, ihaleleri incelerken işin kalitesini, fiyatını, teknik üstünlüğünü, fonksiyonunu ve estetiğini de ele alarak ekonomik açıdan en avantajlı teklifi değerlendiriyor. Türkiye'de ise tek kriter malesef fiyat araştırması. Yani en düşük fiyatı veren kurum ya da konsorsiyum işin kalitesine bakılmadan ihaleyi kazanabiliyor.

-AB kamu alımlarında su, enerji, ulaştırma ve posta hizmetlerini 2004/17 sayılı ayrı bir mevzuata tabi tutuyor. Türkiye'den de bu sektörlerde kamu alımlarını ele alan bir  mevzuat oluşturmasını istiyor.

-Şikayetler :  89/665 sayılı Avrupa Komisyonu kararı, birliği 2004/17 ve 2004/18 sayılı kamu alımları mevzuatındaki kurallara uygun gerçekleşen ihalelere ilişkin şikayetleri düzenliyor. Türkiye'de ihalelerde şikayet yapma hakkı yalnızca ihaleye teklif verenler ve ön elemeyi geçenlere verilirken;  AB'de ihaleden olumsuz etkilenen ve etkilenme ihtimali olanların bile şikayet hakkı bulunuyor. Türkiye'nin bu konuda da bir düzenleme yapması bekleniyor.

-Eşik değerler:  AB, uygulamada farklılıklar olmakla birlikte eşik değerlerin altında kalan ihaleler için şeffaflık, rekabetçilik, eşitlik ve hesap verilebilirlik ilkelerini göz önünde bulunduruyor.

AB genellikle belirli işletmeler arası ihalelere öncelik veriyor ve bunun için yaklaşık 12 ay öncesinden bir ön-ilan yayınlıyor. AB'nin Türkiye'ye yönelik eleştirisi ise eşik değerlerin çok yüksek olduğu yönünde. 

Türk şirketlerini en çok eşik değer konusu endişelendiriyor. Yasa taslağının yabancıların eşik değerlerin altındaki ihalelere de girebilmesine imkan tanıması nedeniyle Türk firmaları büyük zarara uğrayacaklarını dile getiriyorlar. Geçtiğimiz günlerde Organize Sanayi Bölgeleri Derneği Başkanı Tuncay, "yürürlükte olan kanuna göre yabancılar ancak, eşik değerin üzerindeki kamu ihalelerine katılabiliyordu. Şimdi, eşik değerin altındaki ihalelere de girebilecekler. Böylece Türkiye'deki firmaların idam fermanı imzalanmış olacak" açıklamasında bulundu.

Bu konudaki endişeleri danıştığımız ABGS Tek Pazar ve Rekabet Dairesi Uzmanı  Sinan  Ayhan, "yeni kamu ihale yasasının yürürlüğe girmesi ile yalnızca yabancıların Türkiye'deki ihalelere değil, Türk firmalarının da Avrupa'daki ihalelere girişleri kolaylaşak" açıklamasında bulundu. Yani bu durumu krizden öte fırsata çevirmek biraz da Türk firmalarının elinde. Bunun için AB ihale süreçlerine hakim, eğitimli personel sayısının artması gerekiyor.

Şu anda hangi aşamadayız? 

Kamu alımları konusunda tarama süreci başlamış durumda. 16 Mayıs 2006 itibariyle de açılış kriterleri belirlendi. Buna göre AB, Türkiye'nin bu alanda merkezi bir kurum oluşturmasını, ihalelerin kapsam ve istisnalarının AB'ye uyumlu olacak şekilde belirlenmesini ve bir strateji belgesi sunmasını istiyor.

Türkiye, temmuzda Maliye Bakanlığı'nı kamu ihalelerinden sorumlu koordinatör kurum olarak belirledi.  Taslak kanun hazırlandı (5812 sayılı kanun) , strateji belgesi Komisyon'a iletildi.

Kimi AB ülkelerinden dahi önce 2008 yılı Aralık ayında uygulamaya konan 5812 sayılı kanun ile ne yenilikler geliyor?

1. Şikâyet sisteminin iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler

2. Elektronik ihale sisteminin yasal altyapısının oluşturulmasına ilişkin düzenlemeler

3. İhalelerde saydamlığın artırılmasına yönelik düzenlemeler

4. İhalelerin aşırı düşük teklif sahibi isteklilerin üzerinde bırakılmasını önlemeye yönelik olarak yapılan düzenlemeler

5. Kamu İhale Kurumunun yetki ve görevlerine ilişkin düzenlemeler

6. İhale İlan Sürelerinin kısaltılmasına yönelik düzenlemeler

7. Çerçeve Anlaşmanın kapsamının genişletilmesine ilişkin düzenlemeler

Usulsüzlüklerin sona ereceği,  etkin ve açık bir kamu ihale sisteminin oluşturulmasına yönelik bu düzenleme çalışmaları yalnızca Türkiye'ye özgü bir girişim değil. Bu nedenle, konuya ilişkin yalnızca koordinatör kuruluşlar olan Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun değil aynı zamanda ilgili kamu idarelerinin de Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde ortak bir tutum  ve sağlam bir strateji benimsemesi gerekiyor.

© EurActiv 2003-2012.